| Prof. Dr. Çetin Işık

Avasküler Nekroz Hastalığı Nedir?

Avasküler Nekroz Hastalığı Nedir?

Avasküler nekroz (AVN), kemik dokusunun yeterli kan akışı alamaması sonucu kemik hücrelerinin zamanla canlılığını kaybetmesiyle ortaya çıkan ciddi bir ortopedik hastalıktır. Kan dolaşımının bozulması nedeniyle kemik dokusu beslenemez ve zaman içerisinde zayıflayarak çökme riski taşır. En sık kalça ekleminde görülmekle birlikte diz, omuz, ayak bileği ve el bileği gibi farklı eklemleri de etkileyebilir. Erken dönemde tanı konulmadığında eklem yapısında kalıcı hasarlar gelişebilir ve cerrahi tedavi gereksinimi doğabilir.

Prof. Dr. Çetin Işık, avasküler nekroz hastalığında erken teşhisin eklemin korunması açısından büyük önem taşıdığını, özellikle uzun süre devam eden kasık veya kalça ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini belirtmektedir.

Avasküler Nekroz Nedir?

Avasküler nekroz; "kemik ölümü" olarak da bilinen ve kemiği besleyen damarların kan akışının azalması veya tamamen kesilmesi sonucu gelişen bir hastalıktır. Kan dolaşımı bozulduğunda kemik dokusu yeterli oksijen ve besin alamaz. Bu durum zamanla kemiğin dayanıklılığını azaltır ve özellikle yük taşıyan eklemlerde çökmeye neden olabilir.

Hastalık en sık uyluk kemiğinin (femur) kalça eklemine bağlanan baş kısmında görülür. Bunun nedeni, bu bölgedeki kan dolaşımının hassas bir yapıya sahip olmasıdır.

Avasküler Nekroz Neden Olur?

Avasküler nekrozun ortaya çıkmasına neden olabilecek birçok faktör bulunmaktadır.

Travmalar: Kalça çıkıkları, kırıklar ve ciddi darbeler kemik damarlarının zarar görmesine yol açabilir.

Uzun Süre Kortizon Kullanımı: Yüksek doz veya uzun süreli kortikosteroid tedavileri, avasküler nekroz gelişme riskini artırabilmektedir.

Aşırı Alkol Tüketimi: Yoğun alkol kullanımı yağ metabolizmasını etkileyerek kemiği besleyen damarların dolaşımını bozabilir.

Bazı Kan Hastalıkları: Orak hücre anemisi gibi hastalıklar kemik kanlanmasını olumsuz etkileyebilir.

Romatizmal Hastalıklar: Bazı otoimmün hastalıklarda kullanılan ilaçlar ve hastalığın kendisi risk oluşturabilir.

Dalgıç Hastalığı: Basınç değişikliklerine bağlı oluşan gaz kabarcıkları damarları tıkayabilir.

Prof. Dr. Çetin Işık, risk grubunda yer alan kişilerin düzenli ortopedik kontroller yaptırmasının erken tanı açısından önemli olduğunu vurgulamaktadır.

Avasküler Nekroz Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın ilk dönemlerinde belirgin bir şikâyet olmayabilir. Kan dolaşımı bozulmasına rağmen kemikte henüz çökme oluşmadığı için birçok hasta belirtileri fark etmeyebilir.

  • Kasık ağrısı
  • Kalça ağrısı
  • Diz bölgesine yayılan ağrı
  • Hareket sırasında ağrının artması
  • Topallama
  • Hareket kısıtlılığı
  • Merdiven çıkarken zorlanma
  • Uzun süre yürüyememe
  • İstirahatte de devam eden ağrı

Kalça dışındaki eklemler etkilendiğinde ağrı ilgili bölgede hissedilebilir.

Avasküler Nekroz En Çok Hangi Bölgelerde Görülür?

Hastalık farklı kemikleri etkileyebilse de en sık aşağıdaki bölgelerde görülmektedir:

Kalça: En yaygın görülen yer femur başıdır.

Diz: Özellikle diz ekleminde ağrı ve hareket kısıtlılığı gelişebilir.

Omuz: Humerus başında kan dolaşımı bozulabilir.

Ayak Bileği: Travma sonrası gelişen vakalarda görülebilir.

El Bileği: Özellikle skafoid kemiğinde kanlanma bozuklukları oluşabilir.

Avasküler Nekroz Nasıl Teşhis Edilir?

Erken tanı, eklemin korunabilmesi açısından oldukça önemlidir.

Fizik Muayene: Ortopedi uzmanı ağrının yeri, hareket açıklığı ve yürüme düzenini değerlendirir.

Röntgen: İleri evre hastalarda kemik çökmesi ve şekil bozuklukları görülebilir.

Manyetik Rezonans (MR): MR görüntüleme, avasküler nekrozun erken evrelerinde en değerli tanı yöntemlerinden biridir. Röntgende henüz değişiklik oluşmadan hastalık tespit edilebilir.

Bilgisayarlı Tomografi: Kemikteki yapısal bozulmalar ayrıntılı olarak değerlendirilebilir.

Prof. Dr. Çetin Işık, uzun süredir devam eden kalça ağrısı bulunan hastalarda erken dönemde MR incelemesinin tanı açısından önemli bilgiler sağlayabileceğini ifade etmektedir.

Avasküler Nekrozun Evreleri

Hastalık ilerledikçe tedavi seçenekleri de değişmektedir.

Evre 1: MR'da değişiklikler görülür ancak röntgen normal olabilir.

Evre 2: Kemik yapısında bozulmalar başlar ancak çökme henüz oluşmamıştır.

Evre 3: Kemik yüzeyinde çökme meydana gelir.

Evre 4: Eklem kıkırdağı zarar görür ve ileri derecede kireçlenme gelişebilir.

Avasküler Nekroz Tedavi Yöntemleri

Tedavi planı hastalığın evresine, hastanın yaşına ve etkilenen ekleme göre belirlenir.

İlaç Tedavisi: Erken dönemde ağrının kontrol altına alınması amacıyla doktor önerisiyle ilaç tedavisi uygulanabilir.

Fizik Tedavi: Kas gücünü artırmaya ve eklem hareketlerini korumaya yönelik egzersizler önerilebilir.

Yük Azaltma: Koltuk değneği veya baston kullanılarak etkilenen kemiğe binen yük azaltılabilir.

Kor Dekompresyon (Core Decompression): Erken evrede uygulanan bu cerrahi yöntemde kemik içerisindeki basınç azaltılarak yeni damar oluşumu desteklenmeye çalışılır.

Kemik Grefti Uygulamaları: Bazı hastalarda kemik desteği sağlamak amacıyla uygulanabilir.

Kalça Protezi: İleri evrede femur başında çökme ve eklem kıkırdağında ciddi hasar gelişmişse total kalça protezi en etkili tedavi seçeneklerinden biri olabilir.

Prof. Dr. Çetin Işık, özellikle erken evrede tanı konulan hastalarda eklem koruyucu yöntemlerin başarılı sonuçlar sağlayabileceğini, ileri evrelerde ise protez cerrahisinin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabildiğini belirtmektedir.

Avasküler Nekroz Önlenebilir mi?

Her vaka önlenemese de bazı önlemler riski azaltmaya yardımcı olabilir.

  • Kortizon ilaçlarını yalnızca doktor önerisiyle kullanın.
  • Aşırı alkol tüketiminden kaçının.
  • Sağlıklı beslenin.
  • Düzenli egzersiz yapın.
  • Travmalardan korunmaya özen gösterin.
  • Risk grubundaysanız düzenli ortopedi kontrollerinizi yaptırın.

Avasküler nekroz, kemik dokusunun kan dolaşımının bozulması sonucu gelişen ve tedavi edilmediğinde eklem çökmesine kadar ilerleyebilen önemli bir ortopedik hastalıktır. Erken dönemde belirtiler hafif olabileceği için uzun süren kalça, kasık veya diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerekir. Günümüzde gelişmiş görüntüleme yöntemleri sayesinde hastalık erken evrede tespit edilebilmekte ve eklem koruyucu tedaviler uygulanabilmektedir. İleri evrelerde ise modern cerrahi teknikler ve protez uygulamaları sayesinde başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Prof. Dr. Çetin Işık, doğru tanı, erken müdahale ve kişiye özel tedavi planlamasının avasküler nekroz hastalarında eklem fonksiyonlarının korunması ve yaşam kalitesinin artırılması açısından büyük önem taşıdığını vurgulamaktadır.